The Crypto OnurThe Crypto Onur
₿—

Ana sayfa › Gündem

Borsa İstanbul'da Eylül Sonrası Erime ve Sermaye DinamikleriYENİ

22 Ekim 2026 · 19:05Onur Akbaşoğlu

Borsa İstanbul'da Eylül Sonrası Erime ve Sermaye Dinamikleri

👁 – okunma ❤ – beğeni

Borsa İstanbulBIST100BorsaSermaye Piyasaları

Eylül ayının ortasında bazı hisse senedi yoğun fonlarda başlayan likidite sıkışıklığı, Borsa İstanbul genelinde zincirleme bir satış dalgasına dönüştü. Yaklaşık iki aylık süreçte toplam piyasa değerinden kaybolan miktar 6.5 trilyon lirayı aştı. Bu rakam, mevcut kur seviyeleriyle 130 milyar dolarlık bir erimeye karşılık geliyor. Endeksin tepe noktalarından gerilemesi, sadece borsa yatırımcısını değil, yerli sermayenin genel risk iştahını da doğrudan etkiledi.

Kredili Pozisyonlar ve Teminat Çağrısı Döngüsü

Düşüşün bu derece derinleşmesindeki ana mekanizma, piyasadaki yüksek kredili pozisyon oranından kaynaklanıyor. Merkez Bankası'nın politika faizini yüzde 50 seviyesinde tuttuğu bir ortamda, aracı kurumların uyguladığı kredili işlem faizleri yıllık yüzde 80 ile 100 arasına kadar yükseldi.

Yüksek finansman maliyetine rağmen taşınan bu pozisyonlar, fiyatlar hafif gerilediğinde teminat tamamlama çağrılarına yansıdı. Teminatını nakit ile takviye edemeyen ya da yeni kaynak bulamayan yatırımcıların hisseleri re'sen satıldı. Satışlar fiyatları düşürdü, fiyat düşüşleri yeni teminat çağrılarını tetikledi. Bu kısır döngü, likiditenin en zayıf olduğu yan tahtalardan başlayıp BIST 30 içerisindeki en likit hisselere kadar yayıldı.

Fon Krizinin Arka Planı ve VİOP Etkisi

16 Eylül tarihiyle görünür hale gelen kriz, esasen serbest fonların ve arbitraj stratejilerinin kaldıraçlı yapısından beslendi. Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası ile spot piyasa arasındaki makasın daralması, spottaki hisseyi taşıyıp vadeli tarafta short pozisyon tutan mekanizmaları tıkadı.

Nakit akışını yönetemeyen bazı büyük fonların pozisyon kapatmak zorunda kalması, piyasaya tek taraflı bir arz yükledi. Karşısında kurumsal alıcı bulamayan bu satışlar, kısa sürede panik satışlarını getirdi. Birçok fonun katılım payı çıkışlarını karşılamak için portföyündeki likit hisseleri satması, çöküşün etkisini genelleştirdi.

Alternatif Getirilerin Çekim Gücü

Piyasadaki likidite çekilmesinin arkasında duran bir diğer temel faktör, para piyasası fonlarının sunduğu risksiz getiri oranıdır. Birikimini enflasyona karşı korumak isteyen yerli yatırımcı için yıllık net yüzde 50 civarında seyreden sabit getiri, borsanın taşıdığı yüksek oynaklık riski karşısında çok daha cazip bir liman haline geldi.

Özellikle 2022 ve 2023 yıllarında borsaya giren ve ilk kez geniş çaplı bir ayı piyasasıyla karşılaşan milyonlarca bireysel yatırımcı, zararı kabul ederek para piyasası fonlarına veya mevduata geçiş yapıyor. Halka arz rüzgarıyla gelen sermayenin piyasadan çekilmesi, tahtalarda alıcı derinliğini yok etti. Kademelerin boşalması nedeniyle en küçük kurum satışları bile hisse fiyatlarında sert düşüşler yaratıyor.

Yapısal Tasfiye ve Gelecek Beklentisi

Borsa İstanbul'da yaşanan bu erime, aslında finansal sistemin sıkı para politikasına ve yüksek faiz gerçekliğine uyum sağlama sürecidir. Yabancı yatırımcı payının tarihsel ortalamaların çok altında kaldığı bir yapıda, yerli bireysel ve kurumsal sermayenin likidite sıkışıklığı piyasayı kırılgan kılıyor.

Sermaye maliyetinin bu seviyelerde seyrettiği bir tabloda, hisse senetlerinin yeniden geniş tabanlı bir yükseliş trendine girmesi zaman alacaktır. Piyasanın dengelenmesi için kredili pozisyon yükünün tamamen sıfırlanması ve para politikasına dair gevşeme adımlarının netleşmesi gerekiyor.

Bu yazı yatırım tavsiyesi değildir.

Bu yazı, X üzerindeki gündem takip edilerek yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Bilgiler doğrulanmadan yatırım kararına esas alınmamalıdır. Yatırım tavsiyesi değildir.

Yorumlar (0)

Yorum yazmak için giriş yap.

Henüz yorum yok. İlk yazan sen ol.

Yorum göndererek kullanım şartlarını ve gizlilik politikasını kabul etmiş olursun. Google'dan yalnızca adın, e-postan ve profil fotoğrafın alınır.